Ali Naili Erdem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ali Naili Erdem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2015 Perşembe

TIMETURK 17 EYLÜL 2015 // Adnan Menderes kimdir ve niçin asıldı?

Adnan Menderes kimdir ve niçin asıldı?
17.09.2015 12:49:32

Adnan Menderes kimdir ve niçin asıldı?

İstiklal Madalyası sahibi olan Adnan Menderes, 27 Mayıs Darbesi'nin ardından 17 Eylül 1961 tarihinde asılarak idam edildi.

TRTTURK.COM'un haberine göre, Adnan Menderes, 27 Mayıs darbesini yapan cuntacıların kurduğu Yüksek Adalet Divanı'nda 9 ay yargılandıktan sonra idam cezası aldı. Bugün Adnan Menderes'in idamının üstünden ise tam 54 yıl geçti. 17 Eylül 1961 yılında İmralı Adası'nda asılarak idam edilen Adnan Menderes kimdi? Neden idam edildi? İşte, Türkiye'nin en karışık olaylarını yaşandığı dönemde başbakanlık yapan Adnan Menderes'in hayatı…
Tam adı Ali Adnan Ertekin Menderes olan Adnan Menderes, 1899 yılında Aydın'da varlıklı bir çiftçinin oğlu olarak dünyaya geldi. Okul hayatına, İzmir İttihat ve Terakki Mektebi'nde başlayan Menderes, eğitimini daha sonra İzmir Amerikan Koleji'nde devam ettirdi. 1931 yılında CHP Aydın milletvekili seçildikten sonra ise Ankara Hukuk Fakültesi'ne girerek, 1935 yılında mezun oldu. Yedek subay eğitimi almasına karşı, Birinci Dünya Savaşı'na sıtma hastalığına yakalandığı için katılamayan Menderes, Kurtuluş Savaşı'nda gösterdiği başarılardan ötürü İstiklal Madalyası almaya değer görüldü. İzmir'in ünlü ailelerinden, Evliyazade Fatma Berin Hanım ile 1929 yılında evlendi ve Yüksel, Mutlu, Aydın olmak üzere üç oğlu oldu.
Cumhuriyet Halk Partisi dönemi
Adnan Menderes, 1930 yılında kısa süreli de olsa Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın bir kolunu organize etti. Partinin kendini feshetmesinden sonra ise Cumhuriyet Halk Partisi'ne geçti ve 1931 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden Aydın milletvekili olarak seçildi. Menderes, o dönemlerde en sert çıkışını, "çiftçiyi topraklandırma yasası" görüşülürken yaptı. Bu çıkış sonrasında ise Menderes, parti içi muhalefetten dolayı 1945 yılında CHP'den ihraç edildi.
Yeni parti heyecanı
CHP'den 1945 yılında Celâl Bayar, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan ile birlikte ihraç edilen Menderes, Demokrat Parti'yi kurdu. 1947'de yapılması gereken seçimler CHP tarafından bir yıl öne alındı. 1946 yılında CHP yüzde 85 oy ile seçimi kazandı. Menderes Demokrat Partisi aracılığı ile Kütahya milletvekili olarak tekrar meclise girdi. ‘Beyaz Devrim' olarak adlandırılan 1950 seçimlerinde hilesiz hurdasız olarak DP genel başkalığına seçildi. On yıl başkanlık etti. Bu on yıllık sürede Türkiye'de çok ciddi olaylar gelişti.
6-7 Eylül olayları
Türkiye siyasi tarihine 6-7 Eylül olayları olarak geçen, azınlıklara karşı gerçekleştirilen olaylarda Menderes'i yıpratan sürecin içinde en önemlilerinden biri olarak gösteriliyor. Kıbrıs konusunda Londra'da ikinci tur görüşmeler yapılırken, 6 Eylül 1955 gecesi İstanbul'da bazı gazetelerin Selanik'te Atatürk'ün evine bomba atıldığını yazması üzerine özelikle Rumlara karşı yönelen olaylarda, 73 kilise, 8 ayazma, 1 havra, 2 manastır, 4 bin 340 dükkan, 110 otel ve lokanta, 21 fabrika ve 3 bin 600 ev saldırıya uğradı, 1 papaz olaylar sırasında öldürüldü. Bu olaylar sebebiyle TBMM olağanüstü toplandı. Hükümet adına konuşan Başbakan yardımcısı Fuad Köprülü hükümetin olaylardan haberi olduğunu ancak gün ve saatinin muayyen olmadığını açıkladı.
Öğrenci hareketleri ülkeye karıştırdı
1960 yılında talebe hareketlerinin fazlalaşması, hoşnutsuz grupların devleti devamlı memleketi iç karışıklıklara sürüklemesi sonucu, Silahlı Kuvvetlerin ihtilal yapmasına sebep oldu. TSK'nın 27 Mayıs 1960 günü açıklama yaptığı sırada Eskişehir'de bulunan Adnan Menderes ve yanında bulunan siyasetçi arkadaşları tutuklanarak, Ankara'ya getirildiler. Ankara'da bir süre tutulan Menderes, sonra Yassıada'ya yargılanmak üzere gönderildi.
Yüksek Adalet Divanı'nın idam kararı
27 Mayıs darbesini yapan cuntacıların özel olarak kurdukları mahkeme olan Yüksek Adalet Divanı, 9 ay 27 gün boyunca Menderes ve beraberindeki siyasetçileri yargıladı. Yargılama süreci sonunda 14 kişinin idamına, 31 kişinin de ömür boyu hapse mahkum edilmesine karar verdi. Ancak, Cemal Gürsel başkanlığındaki Milli Birlik Komitesi; Celal Bayar, Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu dışındakilerin idam cezasını affetti. Celal Bayar'ın cezası yaş haddi nedeniyle ömür boyu hapse Geri kalan 418 sanığa ise 6 ay ile 20 yıl arasında değişen hapis cezaları veya beraat kararı verildi.
İmralı Adası'nda son gün
Menderes, hakkında karar, Milli Birlik Komitesince onaylanınca, 17 Eylül 1961'de İmralı Adası'nda idam edildi. 29 yıl sonra ise bir kararla 17 Eylül 1990 yılında naaşları Cumhurbaşkanı ve devlet erkanın katıldığı bir törenle İmralı'dan alınarak, İstanbul'da Adnan Menderes Bulvarı Topkapı çıkışında yapılan Anıt Mezara nakledildi.
Menderes'e yöneltilen suçlamalar
Menderes, 13 ayrı davadan yargılandı ve Bebek Davası dışındaki bütün davalardan suçlu bulundu.
-Örtülü ödenek paralarını zimmetine geçirmekten yargılandı.
-6-7 Eylül Olayları'na önceden haberi olduğu halde müdahale etmemek.
-Kurulan bir örgütü (Vatan Cephesi) başka bir sınıf üzerinde baskı aracı olarak kullanmak.
-Vinileks firmasına Türkiye Vakıflar Bankası'ndan kredi verdirmekle suçlandı.
-İstanbul'da Bulvar ve yol açmak için pek çok vatandaşın evini, parasını geciktirerek ya da hiç ödemeden istimlak etmek.
-Kanuna aykırı olarak üniversite basmak ve halka ateş açtırtmak.
-Bazı muhalefet milletvekillerinin ve muhalefet liderinin seyahat özgürlüğünü kısıtlamak.
-Döviz Yasası'nı ihlal etmek.
-Devlet radyosunu siyasi çıkarları için kullanmak.
-Halkı Demokrat İzmir gazetesinin matbaasını tahrip etmeye teşvik etmek.
-Kırşehir'in haksız olarak ilçe yapılması.
-Yargı bağımsızlığının ihlali.
-1957 seçimlerinin erkene alınarak, kanuna aykırı olarak tarihinin değiştirilmesi.
-Tahkikat Komisyonu'nun kurulup olağanüstü yetkilerle donatılması.
-CHP'nin mallarına "haksız" yere el konulduğu iddiaları.
-Anayasa ihlali.

3 Nisan 2013 Çarşamba

Ali Naili ERDEM, Demokratlar Kulübü Derneği Başkanı - Ünal Şöhret DİRLİK


Ali Naili Erdem

Ali Naili Erdem
Ali Naili Erdem

ŞİİR KİTAPLARI ARASINDA: 6  
Ünal Şöhret Dirlik  
SEVDA KUŞATMASI  
Daha çok politika ile uğraşanların yakından tanıdığı bir şairdir Ali Naili Erdem.Şair yönünü bilenler daha azdır. O politikanın çarkları arasında gezinirken bile şiire sarılmış biridir.Bir çok sanat dergisinde şiirlerini okumuştum. Ne zaman Sevda Kuşatması postadan çıkıp geldi; onu bir daha ve topluca okuma fırsatı doğdu. Kitabın arka kapağında kendini şöyle anlatıyor Ali Naili Erdem:  
“Öz geçmişim:  
Kimliğimde; 17.02.1927 tarihinde İzmir ilinin Kemalpaşa ilçesinde dünyaya geldiğim yazılıdır.  
Evliyim. Üç kızım, beş torunumla yaşamın güzelliklerini paylaşmanın mutluluğundayım.  
Lise yıllarımdan bu yana çokça sanat ve fikir dergilerinde şiirlerim, günlük gazetelerin bir çoğunda da yazılarım yayınlanmıştır. Evrenin aşk ve dostluk üzere yaratıldığına inanırım. Ne para beni, ne ben parayı sevmişizdir.  
Avukatım.  
Bir ihtilal sonrası girdiğim TBMM’den bir başka ihtilalle koparıldım. Yirmi seneye yaklaşan parlemento hayatımda Sanayi, Milli Eğitim ve iki kere de Çalışma bakanlıkları görevlerinde bulundum.  
Türkiye sevdalısıyım. her Türk vatandaşının zengin ülkelerin vatandaşlarını gibi bir ömür sürmeleri özlemimdir.  
Şiir ve müziğin Tanrı’nın insanlara bir lütfu olduğunu düşünüyorum.Ve kültürümüzün insanlığın hizmetinde olmasından kıvançlıyım.  
Şiirde sevgiyi, sevgide şiiri yaşatanlara binlerce teşekkürler.  
Eski milletvekili ve bakan Ali Naili Erdem şiirden hiç kopmamıştır.122 Sayfa ve I. hamur kağıda basılmış olan “SEVDA KUŞATMASI”nın basım tarihi ve bana gelişi de aynı yıldır. Karatepe Matbaasında basılmıştır. Kapaktaki “..Hep hüzünlü şarkılarda ağlıyorsak, sevdalıyız demektir.” dizesi sevgili şairimizin şiirlerinin özeti gibidir.  
Sevgili şair ağabeyimiz Ali Naili Erdem’i “Sevda Kuşatması” isimli şiir kitabından ve güzel şiirlerinden dolayı kutluyorum. Bundan sonraki yaşamında sağlık ve afiyetler diliyorum. Bir örnek şiirle yazımı noktalıyorum.  
ADRES  
Gönderdiğim mektuplar hep geri geldi  
Değişti mi adresin  
Güvercinlerin gagaları boş  
Ne olur bir baksana  
Silindi mi gönlünden ismim.  
Kış kıyamet yollara çıkamıyorum  
Ezberledim tüm şiirlerini  
Neyleyim ki sen yoksun.  
Özledim gözlerini.  
Durup durup efkarlanmam boşuna  
Göz yaşlarım da boşunaymış meğer  
Hiçbir şeyler teselli etmiyor  
Bende bu aşk oldukça  
Başımdan belalar gitmiyor.